Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS), hekimlerin bir uzmanlık alanında yetkinleşmesini sağlamanın yanı sıra tercih edilen bölümler itibarıyla da sağlık/tıp ortamı hakkında bilgiler vermektedir.

Hekimler Tarafından Öncelikle Tercih Edilen Uzmanlık Alanları:

Mart ve Ağustos 2025 ile Mart 2026’da yapılan TUS'ta en yüksek puanla girilen ilk 15 uzmanlık alanı Tablo 1’de sunulmuştur:

Tablo 1: TUS Puanı En Yüksek Bölümler

 

Uzmanlık Alanı

 

Eylül 2024 TUS Sırası

Mart 2025 TUS Ortalama Puan

Ağustos 2025 TUS

Ortalama Puan

Mart 2026 TUS

Ortalama Puan

Deri ve Zührevi Hastalıkları

2

71,75

73,53

72,76

Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi

3

70,36

72,70

70,99

Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları

9

69,68

69,96

69,86

Göz Hastalıkları

6

69,23

71,82

70,33

Radyasyon Onkolojisi

10

67,75

68,50

67,63

Tıbbi Biyokimya

7

67,74

68,95

67,30

Histoloji ve Embriyoloji

23

67,06

65,57

 

Ruh Sağlığı ve Hastalıkları

12

66,96

67,86

67,60

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon

8

66,89

68,95

68,46

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları

11

66,69

68,44

67,07

Nükleer Tıp

4

66,29

69,30

69,44

Tıbbi Genetik

5

66,08

67,44

69,52

Fizyoloji

27

65,97

 

 

Tıbbi Mikrobiyoloji

13

65,39

67,11

67,01

Tıbbi Farmakoloji

17

64,96

64,80

67,71

Spor Hekimliği

1

 

67,25

66,38

Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji

5

 

 

64,80

Mart 2025’te puanı en yüksek olan 15 bölümün 12’si Eylül 2024 TUS’unda da ilk 15 bölüm arasında yer almıştır. Mart 2025 TUS’unda ilk kez ilk 15 bölüm arasında giren uzmanlık alanları histoloji ve embriyoloji, fizyoloji ve tıbbi farmakolojidir. Ağustos 2025 TUS’unda spor hekimliği; Mart 2026 TUS’unda ise spor hekimliği ve tıbbi ekoloji ve hidroklimatoloji uzmanlık alanları dışındaki tüm tercihler Mart 2025 TUS tercihleri ile örtüşmektedir. Öte yandan Ağustos 2025 ve Mart 2026 TUS’larında ilk 15 tercih sıralamasına giren spor hekimliği ve tıbbi ekoloji ve hidroklimatoloji uzmanlık alanlarının Eylül 2024 TUS’un sırasıyla birinci ve beşinci sırada tercih edilmiş olduğu görülmektedir.

Eylül 2024, Mart ve Ağustos 2025 ile Mart 2026 TUS sonuçları birlikte değerlendirildiğinde; 1 numaralı tabloda gösterilen 17 uzmanlık alanının tercih önceliği yönünden zaman içerisinde süreklilik yönünden istikrar kazanan bölümler olduğu görülmektedir.

Saptama 1

Kimi uzmanlık alanları, yıl ve kontenjan sayısından bağımsız biçimde hekimler tarafından sıkça tercih edilmektedir.

Hekimlerin Tercihini Belirleyen Temel Motivasyonlar:

Hekimler tarafından sıklıkla tercih edilen uzmanlık alanları incelendiğinde bu alanların büyük bölümünün klinik branşlar olduğu görülmektedir. Öte yandan TUS sonuçları histoloji ve embriyoloji, tıbbi biyokimya, tıbbi farmakoloji, tıbbi genetik ve tıbbi mikrobiyoloji gibi preklinik alanların da öncelikli seçilen uzmanlık alanları haline dönüştüğünü düşündürmektedir. Zaman içerisinde gözlenen bu değişimin öncelikli nedeni, çalışma koşullarının göreli rahatlığı ve söz konusu uzmanlık alanlarının hasta ve hasta yakınlarından göreli uzaklığı olabilir.

2025 ve 2026 yılında gerçekleşen üç TUS sınavında da cerrahi alanların öncelikle seçilen branşlar olmaması, hekimlerin mevcut sağlık ortamında nöbet sayısı-ağırlığı ve günlük iş yükü ile tanımlanan olumsuz çalışma koşulları ile giderek artan malpraktis davaları nedeniyle cerrahi uzmanlık alanlarından uzaklaştığı saptamasını desteklemektedir. Günümüzde hekimler arasında yaşanan malpraktis endişesi, özellikle cerrahi branşlarda çalışan hekimlerin yalnızca mesleki motivasyonlarını değil, klinik karar verme süreçlerini de belirgin şekilde etkilemektedir. Bu durumu engelleyebilmek için malpraktis davalarına ilişkin yasal düzenlemeler yeniden ele alınmalıdır. Aksi takdirde öncelikle cerrahi branşlar olmak üzere birçok klinik branşta hekimler, defansif tıp uygulamalarını benimseyerek yüksek riskli operasyonları yapmamayı tercih edecek; bu da sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğini etkileyecektir.

Bununla birlikte hekimler tarafından makbul olarak değerlendirilip 2025 ve 2026 TUS sınavlarında öncelikle tercih edilen üç cerrahi alan sırasıyla plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi, göz hastalıkları ve kulak burun boğaz hastalıklarıdır. Bu üç uzmanlık alanı hekimler  nezdinde tarihsel olarak hemen her zaman popüler olmakla birlikte son dönem hekimlik pratiği göz önüne alındığında üç popüler uzmanlık alanının ikisinin estetik uygulamalarıyla doğrudan ilgili olması dikkat çekicidir. Göz hastalıkları alanının ise ağırlıkla bedensel bütünlükten nispeten uzak ve “organ spesifik” çalışmaya izin veren yapısı ve aynı zamanda son dönemde artan estetik uygulamalarla ilişkili olması altı çizilmesi gereken bir yöndür.

Hekimler tarafından en çok ve yüksek puanla tercih edilen klinik bölümler dikkate alındığında ise bu alanların deri ve zührevi hastalıklar örneğinde olduğu gibi estetik/kozmetik yönelimli; fiziksel tıp ve rehabilitasyon örneğinde olduğu gibi çalışma koşulları nispeten daha rahat; çocuk – ergen ve yetişkin ruh sağlığı ve hastalıkları örneklerinde olduğu gibi hastanelerden bağımsız sağlık hizmeti sunmaya uygun ve nükleer tıp, tıbbi genetik ya da tıbbi biyokimya – farmakoloji – mikrobiyoloji alanlarında olduğu gibi yoğun hasta ve hasta yakın temasından uzak bölümler olduğu görülmektedir. Gerek TUS sonuçları, gerekse saha gözlemleri, hekimlerin, yoğun iş yükünden göreli uzak olarak kendilerine de zaman ayırabilecekleri, hasta ve hasta yakınlarından yönelen şiddet eylemlerinden nispeten korunaklı ve ekonomik getirisi bulunan alanlara yöneldiklerini düşündürmektedir. 

Hekimlerin uzmanlık tercihlerini belirleyen etmenleri araştıran çalışmalarda da öngörülerimizi destekleyen bulgular söz konusudur. Örneğin Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi üçüncü sınıf öğrencileri arasında yapılan bir araştırmada, tıbbi farmakoloji uzmanlık alanının tercih edilmesinde öne çıkan faktörler; nöbetin olmaması, sözlü ya da fiziksel şiddete maruz kalma riskinin azlığı ve malpraktis riskinin bulunmaması olduğu ifade edilmiştir. Ankara Tıp Fakültesi intern hekimler arasında yapılan bir araştırmada ise uzmanlık alanının seçiminde mesleki tatmin ve daha fazla gelir getirme potansiyeli alan tercihinde öne çıkan faktörler olarak saptanmıştır. Bu bağlamda düşük malpraktis riski (OR=4.592), yüksek finansal getiri (OR=2.592), internlik eğitimi sırasındaki etkilenim (OR=2.190) ve kendisine – ailesine zaman ayırabilme (OR=1.836) uzmanlık alan tercihlerinde en önemli faktörler olarak görülmektedir. Benzer biçimde İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde son sınıf öğrencileri arasında kariyer tercihlerini sorgulayan bir çalışmada; mezuniyet sonrası kariyer tercihini etkileyebilecek etkenler arasında en çok kabul gören faktör “yaşam tarzı esnekliği”dir. Çok açık ki hekimler, kendi çalışma saatlerini kontrol edebilecekleri ve tatil günlerini belirleyebilecekleri bir çalışma ortamını arzulamaktadırlar. Sözü edilen bu araştırmada “kabul edilebilir çalışma saatlerinin olmasının”, “acil durumlara çağrılma sıklığının olmamasının” ve “uzmanlık sonrası çalışma koşullarının rahat olmasının” hekimlerin kariyer tercihini belirleyen faktörler arasında öncelik kazandığı saptanmıştır. Bu durum bir yandan çalışan hakları kapsamında olumlu bir değişime işaret ederken, diğer yandan da altruistik değerlerin göz ardı edildiği ve hizmetin ticarileştirilmiş bir piyasaya dönüştüğü bir ortamda hekimlerin de kendi çalışma koşullarını öncelikle dikkate aldığını düşündürmektedir.

Öte yandan 2024-2026 TUS sonuçları, hekimlere yönelik şiddetin de tercihlerde belirleyici bir karakter kazandığına işaret etmektedir. Gerçekten de ülkemizde yapılan araştırmalarda genelinde sağlık çalışanlarına, özelinde hekimlere yönelik şiddet eylemleri hemen tüm alanları kapsamına alıyor olsa da acil servisler başta olmak üzere hasta ve yakınlarıyla yakın ve yoğun temasın bulunduğu branşlar şiddete maruz kalma açısından yüksek risk taşımakta ve bu durum hekimlerin başta cerrahi alanlar olmak üzere klinik branşlardan kaçınma refleksine yol açmaktadır.

Saptama 2

Ticarileşmenin ve sağlık çalışanlarına yönelen şiddetin dönüştürdüğü sağlık ortamında hekimlerin uzmanlık alanlarını seçmedeki temel motivasyonlarını; estetik eksenli kazanç sağlama, çalışma koşullarının göreli rahatlığı ve hasta – hasta yakınlarından göreli uzaklığı oluşturmaktadır.

Hekimler Tarafından Öncelikle Tercih Edilmeyen Uzmanlık Alanları:

Mart ve Ağustos 2025 ile Mart 2026’da yapılan TUS sınavlarında en düşük puanla girilen ilk 15 uzmanlık alanı Tablo 2’de sunulmuştur:

Tablo 2: TUS Puanı En Düşük Bölümler (Mart 2025 TUS)

 

Uzmanlık Alanı

 

Mart 2025 TUS

Ortalama Puan

Ağustos 2025 TUS

Ortalama Puan

Ağustos 2025 TUS

Ortalama Puan

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları

47,39

47,54

46,41

Çocuk Cerrahisi

48,07

48,00

46,51

Acil Tıp

48,09

47,55

47,92

Genel Cerrahi

48,62

49,00

47,87

Kalp ve Damar Cerrahisi

49,16

50,84

49,88

Göğüs Cerrahisi

49,70

48,89

50,30

Beyin ve Sinir Cerrahisi

49,87

52,21

49,87

Aile Hekimliği

50,11

48,71

51,04

Kadın Hastalıkları ve Doğum

51,06

50,99

49,65

Göğüs Hastalıkları

52,77

53,43

54,04

İç Hastalıkları

52,89

52,57

52,10

Anesteziyoloji ve Reanimasyon

54,20

52,08

51,93

Nöroloji

54,70

53,94

54,25

Hava ve Uzay Hekimliği

55,10

 

 

Kardiyoloji

55,63

58,47

56,31

Ortopedi ve Travmatoloji

 

58,47

57,28

Mart ve Ağustos 2025 ile Mart 2026 TUS sonuçları birlikte değerlendirildiğinde; 2 numaralı tabloda gösterilen 16 uzmanlık alanının, öncelikle tercih edilmeme yönünden, kontenjanlardan göreli olarak bağımsız biçimde süreklilik kazandığını düşündürmektedir. 

Bilindiği üzere sağlık hizmet sunumu bir bütündür ve hem sağlık çalışanları hem de farklı uzmanlık alanlarının birlikte ekip olarak çalışabilmesini gerektirir. Öte yandan kimi uzmanlık alanları gerek tarihsel süreç, gerekse hastalık yükü açısından sağlık hizmetinin temel omurgasını oluştururlar. Bu bağlamda çocuk sağlığı ve hastalıkları, genel cerrahi, kadın hastalıkları ve doğum ile iç hastalıkları tıp alanının ve sağlık hizmetinin tarihsel olarak dört temel branşıdır. Bilimsel tıp bilgisi derinleştikçe bu temel alanlardan köken alarak farklılaşan göğüs hastalıkları ve kardiyoloji uzmanlık alanları da bugün itibarıyla sağlık hizmetinin vazgeçilmez temel bileşenleri haline dönüşmüşlerdir. Ancak bu gerçekliğe rağmen söz edilen uzmanlık alanları 2025 ve 2026 TUS sonuçları dikkate alındığında en düşük puan ile kazanılan bölümler haline dönüşmüşlerdir. Sözü edilen altı temel uzmanlık alanının dışında hekimler tarafından öncelikle tercih edilmeyen uzmanlık alanlarının hemen tamamı cerrahi alanlardır. Bu bağlamda anesteziyoloji ve reanimasyon, beyin ve sinir cerrahisi, çocuk cerrahisi, genel cerrahi, göğüs cerrahisi, kalp ve damar cerrahisi ve ortopedi ve travmatoloji mevcut sağlık ortamı dikkate alındığında hekimlerin özellikle kaçındığı alanlar haline dönüşmüşlerdir. Son olarak ülkemizin en yoğun ve zorlu çalışma ortamlarından birisi haline dönüşmüş olan acil tıp da tercih edilmeyen uzmanlık alanları arasında yer almaktadır. 

Öte yandan Mart 2025’te gerçekleşen Tıpta Uzmanlık Sınavı, ek yerleştirme sonuçları da dikkate alınarak analiz edildiğinde; Mart 2025 TUS’unda açılan toplam 8 bin 879 kontenjanın 4 bin 592’sinin (%51,7) ilk yerleştirmede tercih edilmediği görülebilir. TUS ek yerleştirme işlemine tabi olan bu 4 bin 592 boş kontenjanın 3 bin 147’si (%68,5) ise ek yerleştirmede dahi tercih edilmedi. Başka bir ifadeyle; Mart 2025’te açılan toplam 8 bin 879 kontenjanın yüzde 35,4’ü ne ilk ne de ek yerleştirmede tercih edilmeyerek boş bırakıldı. En fazla boş kontenjana sahip uzmanlık alanları sırasıyla çocuk sağlığı ve hastalıkları aile hekimliği ve genel cerrahi oldu.

Son yayınlanan Sağlık İstatistikleri Yıllığı verileri dikkate alınırsa 2023 yılında ülkemizde ilk 10 DALY (disability adjusted life years-engelliliğe uyarlanmış yaşam yılı) nedeninden 8 tanesi -doğal afetlere maruziyet, iskemik kalp hastalığı, diyabet, inme, trakea-bronş ve akciğer kanseri, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, neonatal hastalıklar, kronik böbrek hastalığı- 2025 ve 2026 TUS sınavında en düşük puan alan acil tıp, çocuk sağlığı ve hastalıkları, göğüs hastalıkları, iç hastalıkları, kadın hastalıkları ve doğum, kardiyoloji, ortopedi ve travmatoloji ve nöroloji uzmanlık alanlarının sorumluluğundaki sağlık sorunlarıdır. Başka bir ifadeyle hekimler, dönüşen sağlık ortamı nedeniyle, Türkiye’de en yüksek hastalık yüküne yol açan 10 hastalıktan 8’inin sağaltımını sağlayacak olan uzmanlık alanlarını öncelikle tercih etmemektedirler. Bu kaçınmanın önümüzdeki yıllar içerisinde büyük bir yıkımı tetikleyeceği öngörülmelidir.

Ayrıca tüm dünyada bireye ve topluma yönelik sunulan sağlık hizmetinin temelini oluşturan birinci basamağa yönelik uzmanlık eğitimini veren aile hekimliğinin; hayat ile ölüm arasındaki o sınırda yetkinlikleriyle insanları yaşamda tutan acil tıp uzmanlık alanı hekimliğinin ve cerrahi alanda vazgeçilmez temel branşlar olan beyin ve sinir, çocuk, genel, göğüs, kalp ve damar ile cerrahi ekibin temel bileşeni olan anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlık alanının öncelikle tercih edilmemesi gelecek on yılda hem birinci, hem de ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetinin niteliksel açıdan hayati sorunlarla karşı karşıya kalacağı dikkate alınmalıdır.

Saptama 3

Dönüşen sağlık ortamı nedeniyle hekimler; bireye ve topluma yönelik sağlık hizmetinin ana omurgasını oluşturan uzmanlık alanlarını öncelikle tercih etmemekte, acil sağlık hizmetleri de dahil olmak üzere ülkemiz için temel hastalık yükünü oluşturan ve ağır çalışma koşullarına sahip uzmanlık alanlarından kaçınmaktadırlar.  

Sözün Sonu:

2017 İlkbahar ve 2018-2021 Tıpta Uzmanlık Sınavları hakkında Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yapılmış ve kamuya açık kaynaklardan ulaşılabilen beş adet “Değerlendirme Raporu” mevcuttur. Öte yandan TUS gibi sağlık hizmet altyapısını doğrudan şekillendiren bir sınav hakkında Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) ve/veya Sağlık Bakanlığı’na ait bir değerlendirme raporuna ulaşılamamıştır. ÖSYM tarafından yayınlanan TUS Değerlendirme Raporları ise 2021 sonrasında hazırlanmamış ya da kamuoyunun erişimine sunulmamıştır. Bu kısa rapor, kamuoyuna açık ancak kamu otoritesine ait olmayan verilerden yararlanarak kamu sağlık otoritesinin ilgisini ve dikkatini çekmek amacıyla hazırlanmıştır. Sağlık Bakanlığı, Tıpta Uzmanlık Kurulu, ÖSYM ve YÖK uhdesinde olan veriler kamusal erişime sunulmadığı için pek çok eksiği ve kısmi hatalı bilgileri içermesi mümkün olsa da genel bir fikir vermesi ve kamusal otoriteyi veri şeffaflığına davet etmesi açısından hekim ve ülke kamuoyunun dikkatine sunulmasının kamusal yarar getireceği öngörüsüyle hazırlanmıştır.

Seçilmiş Kaynaklar:

1.       TUS Koçu. TUS’ta Puanı En Yüksek ve En Düşük Bölümler (2026 Mart). https://tuskocu.com/tusta-puani-en-yuksek-bolumler/ (Erişim Tarihi: 30 Ağustos 2026).

2.       TUS Koçu. TUS’ta Puanı En Yüksek ve En Düşük Bölümler (2025 Mart). https://tuskocu.com/tusta-puani-en-yuksek-bolumler/ (Erişim Tarihi: 28 Haziran 2025).

3.       TUS Koçu. TUS Ek Yerleştirme Taban Puanları (2025 Mart). https://tuskocu.com/tus-ek-yerlestirme-taban-puanlari/ (Erişim Tarihi: 19 Temmuz 2025).

4.       TUS Koçu. TUS’ta Puanı En Yüksek ve En Düşük Bölümler (2025 Ağustos). https://tuskocu.com/tusta-puani-en-yuksek-bolumler/ (Erişim Tarihi: 15 Ekim 2025).

5.       TUS Koçu. TUS’ta Barajı Geçmek İçin Kaç Net Gerekir? https://tuskocu.com/tusta-baraji-gecmek-icin-kac-net-gerekir/ (Erişim Tarihi: 16 Ekim 2025).

6.       TUS Data. 2025 TUS Kontenjanları: Güncel Liste ve Analiz. https://www.tusdata.com/bilgilendirme/2025-tus-kontenjanlari-guncel-liste-ve-analiz-haberi-3609 (Erişim Tarihi: 19 Temmuz 2025).

7.       Ali Guner. TUS 2025 II. Dönem Sonuçları. https://www.aliguner.com/post/tus-2025-2/ (Erişim Tarihi: 16 Ekim 2025). 

8.       T. C. Sağlık Bakanlığı. Sağlık İstatistikleri Yıllığı 2024. Ankara, 2025. https://dosyamerkez.saglik.gov.tr/Eklenti/52859/0/siy2024tr31122025pdf.pdf (Erişim Tarihi: 30 Ağustos 2026). 

9.       ÖSYM. 2021 TUS 1. ve 2. Dönem Değerlendirme Raporu. https://dokuman.osym.gov.tr/pdfdokuman/2021/GENEL/tusdonem1-2degrapor_29122021.pdf (Erişim Tarihi: 28 Haziran 2025).

10.    ÖSYM. 2020 TUS 1. ve 2. Dönem Değerlendirme Raporu. https://dokuman.osym.gov.tr/pdfdokuman/2020/GENEL/TUSdonem1-2degrapor22012021.pdf (Erişim Tarihi: 28 Haziran 2025).

11.    ÖSYM. 2018 TUS İlkbahar Değerlendirme Raporu. https://dokuman.osym.gov.tr/pdfdokuman/2018/GENEL/tusilkbahardegraporweb13112018.pdf  (Erişim Tarihi: 28 Haziran 2025).

12.    ÖSYM. 2017 TUS İlkbahar Değerlendirme Raporu. https://dokuman.osym.gov.tr/pdfdokuman/2018/GENEL/tusdegerlendirmeraporweb08052018.pdf (Erişim Tarihi: 28 Haziran 2025).

13.    Özkula S, Doğan E. Specialization preferences of medical faculty students, consideration of choosing medical pharmacology and related factors; an example of term 3. Med J SDU 2025; 32 (1): 1-10.

14.    Yurdakul Ş, Altun Güzelderen YB, Unal E, Mollahaliloglu S. The speciality choices of future physicians –a state university sample. Ankara Medical Journal 2024; 24 (2): 153-165.

15.    Usluoğulları FH, Yurtseven NT. İşyerinde hekimlere yönelik şiddetin değerlendirilmesi ve hekimler üzerindeki etkileri. Adli Tıp Bülteni 2023; 28 (2): 135-144.

16.    Tengiz Fİ, Babaoğlu AB. Tıp fakültesi son sınıf öğrencilerinin kariyer tercihleri ve bu tercihleri etkileyen faktörler. Med J SDU 2020; 27 (1): 67-78.

17.    T24. TUS ek yerleştirme sonuçları açıklandı, yaklaşık dört bin kontenjanın üç bini boş kaldı: Olanaklarımız yetersiz, böyle giderse çocuk doktoru bulamayacağız! https://www.t24.com.tr/haber/tus-ek-yerlesme-sonuclarini-aciklandi-yaklasik-dort-bin-kontenjaninin-uc-bini-bos-kaldi-olanaklarimiz-yetersiz-boyle-giderse-cocuk-doktoru-bulamayacagiz,1250381 (Erişim Tarihi: 19 Temmuz 2025).

 NOT ve TEŞEKKÜR: Bu yazı, Türk Toraks Derneği tarafından hazırlanmış olan, “Tıpta Uzmanlık Sınavı Sonuçlarının Düşündürdükleri: Temel Uzmanlık Alanları Çöküyor, Göğüs Hastalıkları Uzmanlık Alanı Niteliksel Yönden Kaybediyor” başlıklı raporun, Hekim Sözü Dergisi’nin Yayın Kurulu Üyesi Dr. Osman Elbek tarafından yeniden ele alınıp kısaltılıp güncelleştirilmesi ile oluşmuştur. Hekim Sözü Dergisi olarak, söz konusu raporu kullanmamıza izin veren Türk Toraks Derneği’ne teşekkür ederiz.

*Osman Elbek - Göğüs Hastalıkları Uzmanı,  Doç. Dr., Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Hastanesi