Bir sanat eserinin anlamı kime aittir? Onu yaratan sanatçıya mı, yazıldığı döneme mi, yoksa yıllar sonra onu dinleyenlere mi?
Joaquín Rodrigo’nun en çok bilinen eseri “Aranjuez Konçertosu/Concierto de Aranjuez”, bu soruyu sormak için iyi bir örnek. Eserin ortaya çıkışında Rodrigo’nun yaşamı, eşi Victoria Kamhi ve dönemin İspanya’sı vardı. Ancak hikâyesi 1939’da Paris’te bestelenmesiyle sona ermedi. Farklı yorumcuların, dinleyicilerin ve toplumların elinde yeni anlamlar kazandı; aşk, kayıp, savaş ve direnişle ilişkilendirildi, İstanbul’dan Deniz Gezmiş’e uzanan başka hikâyelerin içine yerleşti.
Rodrigo ve Aranjuez Konçertosunun Doğuşu
Joaquín Rodrigo 1901’de Valencia yakınlarındaki Sagunto’da doğdu. Henüz difteri aşısının olmadığı bir dönemde üç yaşındayken geçirdiği difteri nedeniyle görme yetisinin neredeyse tamamını kaybetti. Rodrigo daha sonra bu durumun kendisini müzik kariyerine yönelten etkenlerden biri olduğunu söyleyecektir. Çocuk yaşta müzik eğitimine başladı; piyano, keman, solfej, armoni ve kompozisyon çalıştı. 1927’de Paris’e giderek École Normale de Musique’de Paul Dukas ile çalıştı ve dönemin önemli Avrupa müzik çevrelerine girdi. [1]
Konçertonun ortaya çıkmasının nedeni, dönemin önemli İspanyol gitaristlerinden Regino Sainz de la Maza’nın Rodrigo’dan gitar ve orkestra için bir konçerto yazmasını istemesidir. Rodrigo bu fikri kabul ederek eseri Sainz de la Maza’ya ithaf etmiş ve dünya prömiyeri 9 Kasım 1940’ta Barcelona’da sanatçının solistliğinde gerçekleştirilmiştir. [1]
Eserle ilgili ilginç noktalardan biri, Rodrigo’nun gitar çalmamasına rağmen 20. yüzyılın en tanınmış gitar konçertolarından birini yazmış olmasıdır. Besteci daha sonra gitar için müzikal zenginliği ve ifade gücüyle öne çıkan başka önemli eserler de bestelemiştir (Fantasía para un gentilhombre, Concierto madrigal ve Concierto andaluz); ancak hiçbiri Aranjuez Konçertosu’nun ulaştığı üne erişememiştir. Yıllar içinde eser yalnızca konser salonlarında değil, plak piyasasında da olağanüstü bir dolaşıma ulaşmış; farklı yorumcuların elinde yeniden doğarken, onu seslendiren pek çok sanatçının uluslararası tanınırlığına da katkıda bulunmuştur.
Victoria: İstanbul’dan Aranjuez’e
Aranjuez’in hikâyesinde Rodrigo kadar önemli bir başka kişi daha vardı: Victoria Kamhi. İstanbul doğumlu ve daha sonra ailesiyle birlikte Paris’e yerleşen bir piyanist olan Victoria, Rodrigo ile Paris’te tanıştı ve çift 1933’te evlendi. [1]
Rodrigo Vakfı, Victoria’nın bestecinin kariyerindeki etkisini “belirleyici” olarak tanımlar. O yalnızca eşi değil, Rodrigo’nun en yakın çalışma ortaklarından biriydi. Altmış dört yıllık evliliklerinde Rodrigo, Victoria’nın kendisine ilham, güven ve hareket gücü verdiğini; onun “gözlerinin ışığı” olduğunu söylemiştir. [1] Kamhi’nin beş dili akıcı şekilde konuşabilmesi eşinin sözlü eserlerinin farklı dillerdeki versiyonlarını da hazırlamasını sağlamıştır. Kamhi, Rodrigo’nun kendine özgü ve ayırt edici müzikal tarzını geliştirmesine yardımcı olmuş; kariyerini yönetmek de dahil olmak üzere pek çok müzikal sorumluluğu üstlenmiştir. [1,2]
Sefarad kimliği Victoria’nın hikâyesini daha da geriye götürür. 1492’de İspanya’dan sürülen Yahudilerin önemli bir bölümü, II. Bayezid döneminde Osmanlı topraklarına kabul edilmiş ve İbranice İspanya anlamına gelen “Sefarad” ismiyle anılan bir kimlik edinmişlerdir. İlerleyen zamanlarda İstanbul, Sefarad kültürünün başlıca merkezlerinden biri olmuştur. [3] İspanya’dan ayrılmak zorunda kalan bir topluluğun torunlarından biri, yüzyıllar sonra yeniden İspanya’ya dönen bir yaşam çizgisinin içinde, o ülkenin en tanınmış müzik eserlerinden birinin merkezinde yer almıştır.
Victoria Kamhi daha sonra anılarını yazacak ve İstanbul’da geçen çocukluk anılarından bahsedecektir. Bu anılarda İstanbul “Boğaz’dan geçen gemiler, Haliç, Pera Palas, Rumeli Kavağı, siste duyulan gemi düdükleri ve baharda açan erguvanlarla hatırlanan renkli bir dünya” olarak anlatılır. [4]
Konçertoya ismini veren Aranjuez, Madrid'in yaklaşık 45–50 km güneyinde Tajo Nehri çevresindeki sarayı ve geniş bahçeleriyle tanınan tarihî yerleşimdir. [5] Rodrigo ile Victoria, evliliklerinin ilk dönemlerinde burada zaman geçirmişler ve birlikte saray bahçelerinde ve nehir kıyısında yürüyüşler yapmışlar. Bu yürüyüşlerdeki sesler, kokular, dokular ve Victoria’nın bahçeleri Rodrigo’ya anlatması konçertoya dönüşmüştür. Rodrigo'nun “Aranjuez” ile sadece bir mekanı kastetmemiş; aynı zamanda bir dönemi de çağrıştırmak istemiştir. Kendi ifadesiyle bu adla bir “zamanı” işaret etmek istemiştir: 18. yüzyıldan 19. yüzyıla geçişteki İspanya. [4,6] Victoria, eşinden iki yıl önce, 1997 yılında hayatını kaybetmiştir. İkisi de Aranjuez’de defnedilmiştir. [1]
Besteci Ne Söyledi, Biz Ne Duyduk?
Aranjuez Konçertosu, General Franco önderliğindeki güçlerin Nazi Almanyası ve Faşist İtalya’nın desteğiyle Cumhuriyetçi güçlere karşı savaştığı, üç yıl süren İspanya İç Savaşı döneminde ortaya çıktı. İç Savaş’ın sona ermesinden birkaç ay sonra ve İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasından iki gün sonra, 3 Eylül 1939’da Rodrigo ve Victoria, Aranjuez Konçertosu’nun orijinal Braille el yazmasını diğer eşyalarının arasında taşıyarak Fransa’dan İspanya’ya döndüler. [1]
Aynı yılların bir başka büyük İspanyol sanat eseri Picasso’nun Guernica’sıydı. 26 Nisan 1937’de Bask kenti Guernica’nın Alman ve İtalyan hava güçleri tarafından bombalanması, Picasso’nun Paris Dünya Fuarı’ndaki İspanyol Pavyonu için üzerinde çalıştığı Guernica’nın ortaya çıkışını belirledi. Belirli bir tarihsel şiddet olayına tepki olarak doğan tablo, zamanla savaş karşıtlığının evrensel simgelerinden birine dönüştü. [7] Aranjuez Konçertosu için ise benzer bir neden-sonuç ilişkisi kurmak mümkün görünmüyor. Rodrigo’nun konçertoyu Guernica bombardımanına tepki olarak yazdığına ya da Franco rejimine karşı bir direniş yapıtı olarak tasarladığına ilişkin güçlü bir belge bulunmuyor. Besteciyle yapılan görüşmelerde ve Victoria’nın anılarında böyle bir bağlantı kurulmazken, eserin Aranjuez bahçelerinden esinlendiği ve özellikle ikinci bölümün çiftin yaşadığı kişisel kaybın izlerini taşıdığı anlatılıyor. Victoria’nın hayatını da tehdit eden, beklenenden yaklaşık iki ay önce gerçekleşen ölü doğum sırasında Rodrigo, Paris’teki evlerinde geceleri piyano başında daha sonra konçertonun Adagio’suna dönüşecek melodiyi oluşturuyordu. Bu nedenle Adagio’nun kişisel arka planında yalnızca kaybedilen bir çocuğun yası değil, Rodrigo’nun eşini de kaybetme korkusu vardı. Çiftin 1941’de doğan kızları Cecilia Rodrigo da Aranjuez’in yalnızca babasının değil, annesinin de içinde bulunduğu ortak yaşamlarının bir simgesi olduğunu ifade edecekti. [1]
Yine de Aranjuez Konçertosunun İspanya İç Savaşı yıllarında doğmuş olması, gitarın güçlü İspanyol çağrışımı ve konçertonun üç bölüm boyunca değişen duygu dünyası, eserin savaşla birlikte okunmasına elverişli bir zemin oluşturur. Bu gözle dinlendiğinde canlı, ritmik ve İspanyol danslarını hatırlatan Allegro con spirito bölümü savaş öncesindeki İspanya’yı; hüzünlü ve ağır Adagio bölümü savaşın, ölümün ve yıkımın acısını; yeniden hareketlenen üçüncü bölüm Allegro gentile ise savaş sonrasında başlayan yeni bir hayatı çağrıştırabilir. Ancak Rodrigo’nun ve Victoria’nın anlatılarında ise konçertonun merkezinde belirli bir tarihsel olaydan çok Aranjuez’in sarayı ve bahçeleri, geçmiş bir zamanın hatırası ve kişisel yaşantısının izleri vardır. [1,6]
Belki de bazı eserlerin evrensel ve kalıcı olmasının nedenlerinden biri budur: yaratıcısının zihninden doğarlar, ama farklı zamanlarda, farklı insanların deneyimleriyle yeniden anlam kazanırlar.
Bestecisini Gölgede Bırakan Eser
Rodrigo, 1920’lerden 1980’lere uzanan bestecilik yaşamında yaklaşık 170 eser ve 11 konçerto yazdı. Piyano, keman, viyolonsel, arp, ses ve orkestra için yapıtlar verdi; gitar için çok değerli başka eserler de besteledi. Ancak hiçbirinin ünü Aranjuez Konçertosu’na yaklaşamadı. [1] Farklı düzenlemeler, caz yorumları ve popüler müzik uyarlamalarıyla klasik müzik dünyasının sınırlarını aşan Aranjuez Konçertosu, zamanla bestecisinin bütün üretimini temsil eden bir simgeye dönüştü.
Konçertonun ilk seslendirilişinden sonra başlayan yolculuğu, daha Rodrigo hayattayken görülmeye başlamıştı. Ünlü İspanyol gitarist Narciso Yepes, 1950’de Paris’teki önemli seslendirmeyle eserin Avrupa’daki yayılmasında rol oynadı. [1] Yepes aynı zamanda, José Ramírez III ile on telli gitarı geliştirmiş ve Aranjuez Konçertosu bu çalgıyla ilk kez seslendirilen eser oldu. [8] Rodrigo’nun kendisi de konçertoyu arp ve orkestra için yeniden düzenledi; bu sürüm 1974’te Nicanor Zabaleta tarafından seslendirildi. [1] Böylece eserin yolculuğu yalnızca yorum üslubuyla değil, çalgının ve tınının değişmesiyle de sürüyordu.
1960’ta Miles Davis ve Gil Evans, konçertonun ikinci bölümü Adagio’yu Sketches of Spain albümüyle caz dünyasına taşıdı. [9] Birkaç yıl sonra aynı melodiye Fransızca sözler yazıldı ve eser Aranjuez, Mon Amour adıyla yayımlandı. [1] Rodrigo’nun kişisel bir kayıpla ilişkilendirdiği müzik artık kimi dinleyici için cazın, kimi için romantik aşkın, kimi içinse başka bir toplumsal hafızanın parçasıydı. Eser böylece yalnızca biçim değiştirmiyor, farklı kültürlerde yeni anlamlar da kazanıyordu.
Bu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri Paco de Lucía’dır. Klasik konservatuvar geleneğinden gelmeyen ve nota okuma konusunda kendi ifadesiyle güçlük yaşayan Paco, 1991’de eseri kendi flamenko tarzı ile yeniden yorumladı. Orijinal notaları değiştirmemeye özellikle dikkat ettiğini, buna karşılık klasik gitaristlerin temiz tını anlayışından farklı olarak ritmik cümlenin canlılığını öne çıkardığını anlattı. Bu yaklaşım bazı çevreler tarafından eserin akademik üslubundan uzaklaşma olarak eleştirilirken, bazıları da onun Rodrigo’nun müziğinde zaten var olan İspanyol ve flamenko köklerini daha görünür hale getirdiğini belirtmiştir. Paco bu performansının Rodrigo tarafından özellikle dinlenilmesini istediğini beyan etmiş ve Rodrigo konsere bizzat katılmıştır. Konser bitiminde Rodrigo Paco’yu sahnede tebrik etmiş ve icrayı “egzotik” bulduğunu belirtmiştir. Konserden sonra ise Rodrigo’nun karşısında çalmış olmanın kendisini gerdiğini anlatmıştır. [10]
Zaman içinde farklı sanatçıların, çalgıların ve müzik geleneklerinin elinde yeniden şekillenen Konçerto, aynı notalarla her icrada başka bir karakter kazandı.
Yeniden İstanbul ve Deniz…
Rodrigo ve Victoria iki kez İstanbul’u ziyaret etti. Bunlardan ilki 1953’te gerçekleşti. Bu ziyarette çift İstanbul Filarmoni Orkestrasının Cemal Reşit Rey yönetiminde Rodrigo Festivali’nde Aranjuez Konçertosunun Türkiye’de ilk kez seslendirilişine tanıklık etti. [11] Victoria açısından bu ziyaretler yalnızca bir konser gezisi değildi; doğduğu şehre dönüş anlamı da taşıyordu. Konser sonrasında İstanbul'da birkaç gün kaldıkları, Victoria’nın ona dış dünyayı anlatırken bazen at arabalarına dokundurttuğu, Aranjuezi yaşattığı gibi İstanbulu da yaşattığı anlatılmaktadır. [12]
Rodrigo’nun ikinci İstanbul ziyareti 1972’dedir. İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından düzenlenen Rodrigo Festivali 23 Nisan 1972’de İstanbul’da bestecinin piyanist olarak katılımı ile gerçekleştirilmiş ve tekrarı da 26 Nisan 1972’de de Ankara’da yapılmıştır. [1,13]
Bu ziyaret, Türkiye’nin yakın tarihinde ve toplumsal belleğinde derin izler bırakan bir döneme rastlamaktadır. Rodrigo’nun İstanbul’daki festivalinden yalnızca on üç gün sonra, 6 Mayıs 1972’de Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan idam edildi. 1960’ların öğrenci hareketleri içinde yer alan ve mücadelelerini “tam bağımsız Türkiye” hedefiyle tanımlayan üç genç, 12 Mart döneminin sıkıyönetim koşullarında anayasal düzeni zor kullanarak ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan ölüm cezasına mahkûm edilmişti. İdam edildiklerinde 24–25 yaşlarındaydılar. Kimseyi öldürmemiş olmalarına ve ölüm cezası gerektiren bir suçları olmamasına rağmen idam cezasına çarptırılmışlardı.
Erdal Öz’ün Gülünün Solduğu Akşam adlı kitabında yer alan notlara göre Deniz Gezmiş, idam gününü zihninde canlandırırken demli çay ve sigaranın yanında “Rodrigo’nun gitar konçertosunu” dinlemek istediğinden söz eder. [14] Gerçekleşmeyen bu istek, eserin Türkiye’de anti-emperyalizm, haksızlık ve ölümle ilişkilenen güçlü bir siyasal ve duygusal çağrışım kazanmasına katkıda bulunmuştur. Deniz Gezmiş’in deyişiyle “Rodrigo’nun Gitar Konçertosu”nun Türkiye’de kazandığı bu çağrışım, eserin doğduğu İspanya’nın yakın tarihiyle de ilginç bir biçimde kesişir. Konçerto, Cumhuriyetçiler ile Franco önderliğindeki güçler arasındaki İspanya İç Savaşı yıllarında bestelenmişti. Rodrigo’nun eserini Franco’ya ya da faşizme karşı bir yapıt olarak tasarladığına ilişkin bir kanıt bulunmamakla birlikte, İç Savaş’ın tarihsel belleği, ikinci bölüm Adagio’nun taşıdığı yas ve kayıp duygusu ve Türkiye’de Deniz Gezmiş’le kurulan bağ, eserin siyasal çağrışımlarla da dinlenebilmesine imkân vermiştir. Böylece bestecinin esere yüklemediği politik anlamlar, yıllar sonra başka bir coğrafyada dinleyicilerin belleğinde ortaya çıkmıştır.
Bir Eserin İkinci Hayatı
Aranjuez Konçertosu 1939’da Paris’te doğdu. Bir gitaristin önerisiyle başlayan eser, Rodrigo ile İstanbul doğumlu Sefarad piyanist Victoria Kamhi’nin ortak yaşamının izlerini taşıdı; İspanya İç Savaşı’nın sona erdiği yıl tamamlandı ve bir bavulda İspanya’ya götürüldü. Sonrasında konser salonlarından caz plaklarına ve şarkılara uzandı, farklı çalgıların ve yorumcuların elinde başka tınılara büründü. Türkiye’de ise Deniz Gezmiş’in hatırasıyla buluştu.
Zaman içinde yalnızca eser değil, onun hikâyesi de ikinci bir hayat kazandı. Rodrigo’nun körlüğü, Victoria Kamhi ile ilişkisi, Aranjuez bahçeleri, yaşadıkları gebelik kaybı ve Adagio’nun ortaya çıkışı bugün kitaplarda, söyleşilerde, belgesellerde ve dijital platformlarda tekrar tekrar anlatılıyor. Her yeni anlatım eserin çevresine başka bir yorum katmanı eklerken, kimi zaman tarihsel bilgi, kişisel yorum ve efsane de birbirine karışıyor. Aranjuez böylece yalnızca icra edilen ve dinlenen bir konçerto değil, aynı zamanda sürekli yeniden anlatılan bir hikâyeye dönüşüyor.
Picasso’nun Guernica’sında yapıtın tarihsel kaynağı ile sanatçının savaşa tepkisi arasındaki bağ açıktır. Rodrigo’nun Aranjuez’inde ise böyle belirlenmiş bir tarihsel anlatı yoktur. Eserin doğduğu koşullar ve Rodrigo ile Victoria’nın yaşamı onun başlangıç hikâyesini anlamamıza yardım eder; ancak sonradan kazandığı anlamların tümünü açıklamaz. Çünkü o anlamların bir bölümü artık Rodrigo’nun değil, eserin sonraki hayatına aittir.
Tıpkı Aranjuez’in Adagio’sunun Joseph Harb’ın sözleriyle Fairuz’un sesinde Li Beirut’a dönüşmesi gibi. Lübnan İç Savaşı’nın yıkımı içinde melodi artık özlemi, kaybı ve bir şehre duyulan sevgiyi anlatmaktadır. İspanya’da doğan bir melodi, Doğu Akdeniz’de başka bir toplumun savaş belleğinin sesi olmuştur.
Yıllar sonra aynı melodi, yine Doğu Akdeniz’in başka bir coğrafyasında yeni bir hikâyeye eklemlenir. Lübnan yapımı Al Hayba dizisinin Türkiye uyarlaması olan Uzak Şehir için Sezen Aksu, Aranjuez’in Adagio’suna “De Mardin” adıyla Türkçe sözler yazar. Tüm kadınlara adanan bu yeni yorumda eser bu kez Mardin’e, kadınların yaşadığı acılara, suskunluğa ve isyana ses olur. Böylece aynı melodi, Beyrut’ta savaşın yaraladığı bir kentin belleğini taşırken, Mardin’de kadınların hikâyesine eşlik eder.
Aranjuez Konçertosu edebiyatta da yerini bulur. İspanyol yazar David Uclés, 2024’te yayımlanan ve İspanya İç Savaşı’nı anlatan La península de las casas vacías adlı romanında Adagio’ya yer verir; üstelik Rodrigo’nun özgün konçertosunu değil, Miles Davis ve Gil Evans’ın yıllar sonra ortaya çıkacak caz yorumunu kullanır. Anlatıcı, savaş sırasında bir milisi öldüren karakterin zihninde, tarihsel olarak henüz var olmayan bu müziği çaldırır. [15] Böylece İç Savaş yıllarında bestelenmiş, fakat savaşı anlatmak üzere yazılmamış bir eser, caz aracılığıyla dönüşerek onlarca yıl sonra edebiyatta yeniden İç Savaş’ın hafızasına döner. Türkiye’de Deniz Gezmiş’in hatırasıyla buluşması gibi, İspanya’da da sonraki kuşakların geçmişi hatırlama biçimlerinden birinin parçası olur.
Rodrigo da eserin kendisinden ve doğduğu zamandan çok daha uzağa ulaştığının farkındaydı. Konçertoyu yazarken onun mümkün olduğunca iyi olmasından, çok beğenilmesinden ve çok çalınmasından başka bir şey düşünmediğini söylüyordu. Yıllar sonra birbirinden farklı tercihleri ve alışkanlıkları olan dinleyicilerin eseri neden aynı hazla dinlediğini, neden aynı duyguyu ve coşkuyu yaşadığını sorulduğunda ise yanıtı şaşırtıcı derecede yalındı: “İçtenlikle söyleyeyim, bilmiyorum.” Bilseydi, kendi deyişiyle, kendi müziğinin ve başarısının “felsefe taşını” bulmuş olacaktı. [16] Eserin neyi temsil ettiği, ne söylediği ve ne anlama geldiği sorusuna verdiği yanıt ise Aranjuez’in sonraki yolculuğunu anlamak açısından daha da dikkat çekicidir: “Bestecinin kendisini yerleştirdiği ve dinleyicisini de yerleştirmek istediği çağrışımlı çerçeve içinde, her birimizin onu dinlerken ona kattığı şeyi temsil ediyor, onu söylüyor, o anlama geliyor: geçmiş zamanların çağrışımı, Aranjuez’in güzel bahçeleri, çeşmeleri, ağaçları, kuşları… bütün bunlar ve ne yazık ki bunların hiçbiri.” [16]
Belki de bu nedenle “Aranjuez kimin hikâyesi?” sorusunun tek bir cevabı yoktur. Konçerto Rodrigo ve Victoria’nın hikâyesi olarak doğmuş, ama zamanla onu yorumlayanların, dinleyenlerin ve kendi hayatlarıyla buluşturanların da hikâyesine dönüşmüştür. Rodrigo’nun doğumunun 125. yılı olan 2026’da da Aranjuez Konçertosu dünyanın farklı kentlerinde yeniden seslendiriliyor; her yeni icra ve her yeni dinleyici, Rodrigo’nun yazdığı notaları kendi zamanı ve belleği içinde yeniden anlamlandırıyor. *
* Bu yazının hazırlanması sırasında, fotoğraf kullanım izni almak ve konuyla ilgili doğru bilgiye ulaşabilmek amacıyla Rodrigo Vakfı ile iletişime geçilmiştir. Vakfın Başkanı ve Joaquín Rodrigo’nun kızı Cecilia Rodrigo, bestecinin eserle ilgili kendi sözlerinden oluşan bir derlemeyi paylaşmış (16 numaralı kaynak), yazının son hâlini okuyarak yayımlanmasını onaylamıştır. Ayrıca İspanya’da takip ettiği Uzak Şehir dizisinin müziğinin de Aranjuez Konçertosu’nun Adagio bölümüne dayandığını hatırlatarak bu güncel örneğin yazıda yer almasını önermiştir.

22 Nisan 1972 tarihli Milliyet Gazetesinde yer alan İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından düzenlenen Rodrigo Festivali haberi


Joaquín Rodrigo ve Victroia Kamhi birlikte çalışırlarken (Victoria ve Joaquin Rodrigo Vakfı’nın izniyle)
Kaynaklar
1. Fundación Victoria y Joaquín Rodrigo. Resmî web sitesi: biyografi, Concierto de Aranjuez, eserler, prömiyerler, yayınlar ve program arşivi. https://www.joaquin-rodrigo.com/ (erişim tarihi: 28 Ağustos 2026).
2. Europa Press. La música del maestro Joaquín Rodrigo llega al gran público. 29 Mart 2016. https://www.europapress.es/aragon/noticia-musica-compositor-joaquin-rodrigo-llega-gran-publico-20160329140540.html (Erişim: 29 Ağustos 2026).
3. Uğur F. Osmanlı İmparatorluğu’nun Endülüs Yahudilerini Kabul Etme Nedenlerine Dair İnceleme. Uluslararası Kültürel ve Sosyal Araştırmalar Dergisi (UKSAD), 2023;9(1): 46-60.
4. Kamhi V. De la mano de Joaquín Rodrigo: Historia de nuestra vida. Ruiz Tarazona A, ed. Madrid: Fundación Banco Exterior; 1986
5. Patrimonio Nacional. Palacio Real de Aranjuez; Jardines de Aranjuez. https://www.patrimonionacional.es/visita/palacio-real-de-aranjuez (Erişim: 25 Ağustos 2026).
6. https://www.rtve.es/play/noticias/20140524/concierto-aranjuez-joaquin-rodrigo-mitad-invisible/468902.shtml?utm_source=chatgpt.com
7. Museo Nacional Centro de Arte Reina Sofía. Rethinking Guernica: Bombings and the making of Picasso’s Guernica. https://guernica.museoreinasofia.es/en (Erişim: 1 Eylül 2026).
8. Ramírez A. The 10-string guitar and its authorship. Guitarras Ramírez. 21 Nisan 2020. https://guitarrasramirez.com/en/historical-hints-c-13-10-string-guitar-and-its-author/ (Erişim: 1 Eylül 2026).
9. Miles Davis Official Site. Sketches of Spain; Concierto de Aranjuez (Adagio). https://www.milesdavis.com/albums/sketches-of-spain/ (Erişim: 1 Eylül 2026).
10. García R. Paco de Lucía: la música clásica, como reto de un guitarrista flamenco. El País. 26 Nisan 1991. https://elpais.com/diario/1991/04/26/ultima/672616801_850215.html (Erişim: 3 Eylül 2026).
11. Fundación Victoria y Joaquín Rodrigo. Archivo de programas: Türkiye gezisi ve Joaquín Rodrigo Festivali, İstanbul/Ankara, 1953. Erişim tarihi: 26 Ağustos 2026. https://www.joaquin-rodrigo.com/index.php/es/programas?start=600
12. Cumhuriyet Gazetesi. Joaquín Rodrigo ve İstanbul üzerine retrospektif haber. 10 Temmuz 1999:15. https://egazete.cumhuriyet.com.tr/en/catalog/192/1999/7/10/15 (Erişim: 4 Eylül 2026).
13. https://www.gastearsivi.com/gazete/milliyet2/1972-04-22/7?utm erişim tarihi 04.09.2026
14. Öz E. Gülünün Solduğu Akşam. İstanbul: Can Yayınları; 1987.
15. Uclés D. La península de las casas vacías. Madrid: Siruela; 2024. https://www.siruela.com/prensa.php?id_libro=4946 (Erişim: 4 Eylül 2026).
16. Joaquín Rodrigo. Joaquín Rodrigo a través de sus escritos. Publisher: Ediciones Joaquín Rodrigo, Madrid, 2019
*Çiğdem Apaydın Kaya - Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği ABD Öğretim Üyesi, Prof. Dr.
